25 Temmuz 2010 Pazar

Into the Wild

Yönetmen: Sean Penn
Oyuncular: Emile Hirsch, Marcia Gay Harden, William Hurt, Jena Malone
Senaryo: Sean Penn, Jon Krakauer

Yolda olmanın dayanılmaz hafifliği..

İzlemekte çok geç kaldığımı düşündüğüm bir film "Into the wild" bu nedenle hem biraz pişman olarak, hem de çok büyük keyif alarak izlediğim bir film oldu.

Benim ve benim yaş grubumda olan bir çok insanın içinde bulunduğu, kariyer, üniversite, para, hırs vb. girdapların arasından sıyrılma hikayesi "into the wild", tam da bizim yaşlarımızda bir gencin hikayesi. Kimselere haber vermeden çekip gitmenin verdiği hafifliği anlatıyor, doğanın ne kadar gerçek bizlerin ne kadar sahte yaşadığını gösteriyor. Herkesin istediği ama kimsenin gerçekleştiremediği ve belki de gerçekleştiremeyeceği bir ütopyadan bahsediyor, hiç bir şeyin olmadan gitmeyi anlatıyor.

Film gerçek bir hikayeden yola çıkıyor, 1996 yılında Jon Karakeuer'in aynı adlı kitabının senaryolaştırılmasıyla çekiliyor. Sean Penn'in iyi bir karakter oyuncusu ama tecrübesiz bir yönetmen olduğunu hatırlatıyor bize.

Ana karakterimiz gerçek bir kahraman gerçek adı Christopher Mccandless yollarda kullandığı adı ise "Alex". Alex üniversite mezuniyetinden sonra, yaşadığı bütün o sıkıntıları unutmak istercesine ailesine haber vermeden, yanına fazladan para almadan çekip gidiyor yaşadığı yerden. Hedefi Alaska'ya gitmek, doğayla savaşarak, kendini anlayarak, para, güç gibi mücadele gerektiren kavramlardan kaçarak.

Görüntüler harika, manzaralar vs ancak bunları her hangi bir yönetmen de çekse yine harika gelecekti, yapılmış ekstra bir iş görebildiğimi söyleyemem. Alex'in çekip gitme sebebini geçmişine ve ailesinin sıkıntılarına bağlamaya çalışmaları biraz fazla göze batıyor. Bunun yanında Jack Kerouac'ın Yolda adlı kitabını okuyanlar için bir çok flashback durumu söz konusu olabilir, zira benzer yanı çok fazla.

Filmi izlerken içinizde hep duran o çekip gitme isteği, dışarı çıkmak, kendini bırakmak istiyor ama malum, herkes için geçerli olan o korkular tekrar ortaya çıkıyor. 2.5 saatliğine bırakın kendinizi, hayal kurun, Alex'le siz de gezin yollarda ve sonunda hedefe giden yolun ne kadar sıkıntılı olduğunu yaşayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder